Bizim Mutfak !!!

Arkadaşlar,

Bu yazı Alicenap ustamızın yazısına atfen yazılmıştır.

Bildiğiniz gibi bizim mutfakta sadece ahçıbaşı bulunur. Diğer ahçılarımız ve garsonlarımız çeşitli nedenlerle hayatın bu zorlu yollarında taş toplama peşindedirler. Biz bunun bilincinde olarak bu işe başladık. Belli dönemlerde bazı arkadaşlarımız sağolsunlar ellerinden gelen desteği vermişlerdir. Fakat dama camiasının vede büyük ustalarının duyarsızlığını görünce onlarda bir süre sonra usanıp desteklerini çekmişlerdir. Dama lanetlenmiş gibi kim el atsa elini koparmak istiyorlar. Çok az sayıda kişi bu işe el vermektedir.

Örneğin İzmirli Dama sever dostlarımızdan Sayın Ali Ulusoy devasa boyutlarda bir kitap çıkarmıştır. İzmirden bir allahın kulu çıkıp ta bu kitap hakkında olumlu konuşmamıştır. Olumlu konuşmadıkları gibi oyunlarının bu kitaba girmemesi için de bazıları gayret göstermiştir. Bektaş Güldeste Ustamız aylardır sitesinde yüzlerce soru sormuştur. Hiç bir büyük usta bunları çözmeye çalışmamıştır. Anlıyacağınız büyük Usta diye andığımız bu dama oyuncuları pek de usta değildirler. Çünkü Dama da ustalaşmak kolaydır. Birkaç yılını bu işe verirsen, bir miktar çıkış oyunu ve belli kalıpları öğrenirsen şampiyon bile olabilirsin fakat önüne her çıkan pozisyonu çözemezsin. İstediğin kadar uğraş belli bir zeka seviyesinde ve teorik bilgiye ve eğitime sahip değilsen bu işin içerisinden çıkamazsın. 1995 yılında Lübnan da yayınlanan ve içerisinde Şadi Kulaid ve Muhammed Marabi ustalarının oyunları da bulunan kitap ilk olarak buraya ulaştığında içerisindeki çözümsüz olan 100 kadar soru yıllarca çözülememiştir. Daha sonra yavaş yavaş tek tek çözülmüşlerdir. Çözülemeyen bir miktar soru da araplar tarafından bizimkilere verilmiştir. Yaklaşık 50 yıl önce ölüme mahkum edilen dama oyunu son on yıldır hafiften kıpırdamaya başladı. Şimdi bizler bir avuç gönüllü birşeyler yapmak için sağa sola saldırıyoruz fakat ilginin çok az olduğunu görüyoruz. Sanırım bir oyunun sevilmesinin belli sebepleri vardır. Bir kere o oyun hakkında yazılmış yüzlerce kitap olmalı. Birisi Çıkış oyunlarını anlatırsa öteki hurdaları bir diğeri büyük açmazları anlatmalı ki yavaş yavaş bu oyunun teorisi yerleşsin. Kısaca yeni nesil bu oyuna el atmazsa bu oyunun gelişeceği yok. Fakat eskiler yeni neslin ustalaşmasını istemiyorlar gibi bir hisse kapılıyorum. Ne zaman bir dama kitabından bahsetsek eski ustalar hemen boş verin dama kitaplarını bu oyun masa başında oynayarak öğrenilir diyorlar. Şimdi bu şekilde konuşan bir ustayla nereye kadar gideceksin. Bir profesörün veya bir doktorun yetişmesi nasıl olur. Önce bu kişi yavaş yavaş okulda teorik bilgiyi alır belli bir yaşa gelincede hem teorik hem pratik uygulamayı bir arada görüp uzmanlaşır. Dama ve satranç gibi oyunlarda mutlaka oyuncular hem teorik hem pratik ders almalıdırlar. Örneğin satranç oyununda aileler çocuklarının daha iyi yetişmesi için profesyönel hocalara her yıl onbinlerce dolar para harcamaktadırlar. Biraz geriye çekilip uzaktan bu duruma bakınca para harcayan ailelerin çocuklarının diğerlerine göre çok daha başarılı olduklarını görebiliyoruz. Demekki bir spor dalında uzmanlaşmak istiyorsak gereklerini yerine getirmeliyiz. Para harcamamız gerekiyorsa onu da harcayacağız. Oysa biz ne yapıyoruz, onlarca yıl harcanıp oluşturulan kitaplara bakmaya bile tenezzül etmiyoruz. Tamam belki bugüne kadar yayınlanmış kitaplarda sadece çözülmüş sorular veya oyunlar aynen oynandığı şekliyle yayınlanmış olabilir. Bu da size tam olarak hitap etmemiş olabilir. Bazı kitap oyunları ise gerçekten çok zor olabilir. Sanki adamlar o oyunu çözülmesin diye kitaba koymuşlardır. Sonrada o zor oyunun cevabını sorunun yanına, üstüne veya altına çözüyorlar. Bunlar gerçekten size başlangıçta çok zor gelebilir. Sebebi de detaylı hiçbir açıklamanın yapılmaması olabilir. Belki de dama kitaplarının ilgi görmemesinin sebebi bu detaylardır. Belki de Damanın yeterli ilgiyi görmemesi bazı soruların hemen çözülememesi. Ama bu hayatta hiçbirşey hemen olmuyor ki. Örneğin bir ev yapacaksanız. Önce temelini kazacaksınız, sonra bunları betonla doldurup üzerine duvarları inşa edeceksiniz. Daha sonrada Çatıyı oluşturacaksınız. En sonunda da kapı pencereleri ve iç dekorunu tamamlayıp içerisine gireceksiniz. Bunları başka türlü yapamayız ki. Tatlı cadı gibi burnumuzu oynatıp istediğimiz evi yapamıyoruz ki. Herşeyin belli bir kuralı vardır. Belki bir gecekondu yaparken okumuş olmak gerekmez ama 20 -30 katlı bir gökdelen yapacaksanız mutlaka o mürekkebi yalamak zorundasınız. Demek istediğim çok basit soruları hemen çözebilirsiniz. Fakat zor soruları çözmek için oldukça fazla analiz yapmanız gerekmektedir. Bunun içinde birçok kitap karıştırmak ve her kitaptan farklı birşeyler öğrenmeye çalışmalısınız. Bu güne kadar yayınlanmış 10 kadarı osmanlı döneminde 10 kadarı da Cumhuriyet döneminde yayınlanmış Türkçe ve arapça 20 kadar Dama kitabım vardır. Bunlara ilaveten 3-5 tanede el yazması kitabım vardır. Bunların hiçbirisinde Teorik Dama ile ilgili detaylı bir bilgi yok. Onun için iş başa düştü deyip önce Çıkış oyunlarından oluşan geniş bir arşiv taraması yaptım. Yaklaşık 400 kadar oyunu “Türk Damasında Açılış Tuzakları” adı altında bir kitapta topluyorum. Oyun sonu için ayrı bir kitap, Oyun ortası hurdalar için ayrı bir kitap, Oyun ortası açmazlar için ayrı bir kitap, büyük Açmazlar olarak adlandırdığım 16 taş oyunlarını ayrı bir kitap ve taş toplama tekniği olarak adlandırdığım bir bölümü de ayrı bir kitapta topluyorum. Ayrıca her oyunun nasıl çözülmesi gerektiğini ve nasıl çözüldüğünü detaylı olarak anlatmaktayım. Askılar ve diğer kazanç teknikleri için Yüzlerce kalıp oluşturdum. Bu askılara farklı isimler ve numaralar verilerek kayıt altına aldım. Arşivimdeki 10 binlerce oyunu tek tek parçalayıp sınıflandırmaya çalışıyorum. Şimdiden kitabımın kalınlığı 30 cm. i geçti. Yaklaşık 6000 sayfa. Fakat onu yayınlamayacağım. Sadece 3 adet kendim için basacağım. Belki sadece Türkçe , İngilizce ve Arapça bir adet basıp açık artırmada onu satabilirim. Çünkü bu güne kadar Dama kitabından kar edildiği görülmemiştir. 1974 Yılında Ali Erdoğan Örnek’in çıkardığı kitap gibi Sayın Ali Ulusoy’un çıkardığı kitapta pek rağbet görmemiştir. Oysa bin kitabın satılması bir günlük işti. Belli aralıklarla “Teorik Bilgi” kategorisinde sitede yayınladığım konular benim hazırladığım işte bu kitaptan alınmadır. Yazı tura atıyorum hangi sayfa çıkıyorsa onu yayınlıyorum. Konu çok ama ilgi az olunca ister istemez insan işi yavaştan alıyor.
Arkadaşlar ben kimseyi rencide etmek istemiyorum, mutlaka ustalarımız arasında çok bilgili ve yetenekli olanlar vardır sözüm onlara değildir. Sadece tecrübelerim bana hiçbir ustanın kusursuz olmadığını gösteriyor. Damanın en üst seviyesine ulaştığı Padişah Abdülaziz döneminde bile yayınlanan Dama kitaplarını inceleyip onları arşivime alırken hatalarla dolu olduklarını gördüm. Birçok oyun yamuk pozisyonunda veya en doğru şekilde çözülmemiştir. Gerçi onları suçlayamayız çünkü onların imkanları bizim gibi gelişmiş değildi. Biz bugün gelişmiş bilgisayarları istediğimiz gibi programlayıp en doğru sonuca en kısa sürede erişebiliyoruz.Hiçbir Dama kitabında bu taş toplama teknikleri sanki çok kolaymış ve taş toplarken hiç hata yapılmazmış gibi öğretilmiyor. Bunun bilincinde olan birisi olarak ilk önce bu tekniğimi güçlendirmek için senelerce uğraştım. Sonra baktım ki bu iş öyle el ile olacak gibi değil ne kadar tectübeli olursak olalım hata yapabiliyoruz. Damacıbaşı İbrahim Beyden tutunda diğer ustalara kadar hepsinin hatalı oyunları vardır. “Checkersland ” programına Türk Damasını eklemek için Pavel’le tartışırken bu programın taş toplama şeklinin mükemmel olmasını istemiştim. En çok üzerinde zaman harcadığımız konu buydu. Pavel’in sitesinde sizlere yayınladığımız (versiyon 3.7 de) Checkerland Dama ancak 7 hamle ilerisini hesaplayacak şekilde ayarlanmıştır. Ancak Profesyonel modunda veya daha aşağı seviyelerde bile taş toplama kusursuzdur. Kitaplardaki her oyunu bilgisayardaki “Damabase.pdn” dosyasına aktarırken mutlaka son bölümleri bilgisayara yaptırıyorum. Bu hem farklı bir çözüm varsa bilgisayar hemen onuda buluyor hemde taş toplama şekli mükemmel ve kusursuz olduğu için zamanımı büyük oranda düşürüyor. Bu yöntemle bilinen birçok oyunun çok daha mükemmel çözüldüğünü bulmuş oldum. Onun içindir ki ustalarımız nekadar usta olurlarsa olsunlar mutlaka bazı yerlerde hata yaparlar. Ustalarımızda bunu bildiklerinden sanırım karizmaları çizilmesin diye sadece bizleri uzaktan izliyorlar. Geçen hafta Son Şampiyon Faik Yıldız’ın yaptığı hata da böyle bir hataydı. Biz Faik Yıldız Ustamızın mükemmel bir Dama ustası olduğunu çok iyi biliyoruz. Ancak bazı konulardaki teorik bilginin eksikliği veya sınırlı zaman ustalarımızın yanlış oynamasına sebep oluyor. İlerde zaman biraz daha artırılırsa, zeki gençlerimizde de bu oyuna ilgi duyarsa mutlaka Türk Daması oldukça ilerleyecektir.Oysa mademki dama ustasısın elinden geldiğince el versen ne olurki. Bu neticede sadece bir oyun. Yani bir oyunda hata yapmakla birşey olmazki. Ben elimden geldiğince diğer dama sitelerinde soru olarak sorulan soruları da çözmeye çalışıyorum. Bazen yanlış çözdüğümü farkedip ardından daha doğru olan cevabı da gönderiyorum. Ne olacak ki, bir soruya yeteri kadar zaman ayıramazsanız onu bazen tam doğru olarak çözemeyebilirsiniz. Önemli olan yeteri kadar zaman harcadığınız zaman onu yine çözemiyorsanız işte o zaman ya teorik bilginizde bir eksiklik vardır veya kafanız çok karışmıştır. Bu durumda o soruyu çözmeyi ertesi güne bırakın. Bazen zaman en iyi ilaçtır.

Saygılarımla

Bu sayfa toplam 91 . Bugün 0 ziyaretçi tarafından ziyaret edildi.



10 Yorum var.18 Ağustos, 2010

“Bizim Mutfak !!!”için Toplam 10 Yorum yapılmış

  1. taktakerol

    sayın özerkmen anlaşılan baya dertlisin fakat kafana takma biz dünyaya yeteriz allaha şükür, bir damacı nasıl büyük usta olur nasıl damayı kısa zamanda ilerletir onların bilincindeyiz biz kendimiz büyük usta yetiştirebiliriz mesele oysa fakat ilk önce ahlaklı damacı yetiştirebiliriz ahlaksız birine damayı oğretecen yarından sonra onu öğrettiğine pişman olabilirsin
    bi kere soralım bu siteden kimler büyük usta olmak istiyor kimler damayı ilerletmek istiyor ona göre davranalım onlara özel buyuk usta olma kitabı hazırlıyalım günümüzde kitap hazırlamak basit bilgisayarların sayesinde gerekirse elektronik kitap ayarlarsın sen varsın ya sen bize yetersin boş ver o büyük usta zannettiğin ustaları biz kendi büyük ustalarımızı yaratırız allahın izniyle

  2. tutagil

    Sevgili Mehmet hocam tüm söylediklerin altına imzamı atarim ama zorla aşk olmaz..….bizim yaptığımız gönül işi ve insanin içinden gelmez ise istediği düzeyde oyun ve bilgiye sahip olsun kimseye faydası olmaz…………..Mehmet hocam senden bir ricam olacak bahis ettiğin kitabi açık artırmaya çıkardığın zaman lütfen bana haber verir misin? Ben bu kitaba talibim……
    Saygı ve sevgilerimle………………

  3. Alicenap

    Dama akademisi sitesin de İzmirli olarak Dilek Çankaya(Geology) ustalarımızın ve nacizane birde benim dışında yorum yapan,soru çözen, görüş bildiren, katkı sunan ustalara rastlamadım..

    Sayğılarımla

  4. Alicenap

    İzmirli olarak Bir de Sinan Aslan Hocamız ın katkılarını unutamayız sağ olsun kendilerinden çok şey öğrendik..

  5. mo2_51

    Arkadaşlar,
    Sayın Ali Ulusoy’un çıkardığı dama kitabından hiçbir arkadaşımız en ufak bir menfaat sağlamamıştır. Yüzlerce oyununu veren Büyük Usta Sinan Aslan’dan tutunda diğer düzeltme ve sayfaların hazırlanması için aylarca çalışan tüm diğer dostlar bu işi damaya katkı olsun diye yapmışlardır. Ali Beyde kendi emekli ikramiyesini kitabın basımı için harcamıştır. İzmirli damacılar bildiğim kadarıyla gerçekten mükemmel damacılardır. Onların bir kısmıyla İzmir Dama severler Derneğine yaptığım bir ziyarette tanışmıştım. Başta Mürşit Ersöz, Ramazan Akçagün, Murat Keser, Hayri Çakır ve eli öpülesi Nevzat Teci Ustamız tartışmasız çok büyük insan ve damacılardır. Belkide Türkiye genelinde ilk yüze giren dama ustalarının ellisi izmirlidir. Fakat gelin görün ki bunca büyük bir camia kitap konusuna hiçte sıcak bakmamıştır. Çok azı kitap alma gereği duymuştur. Arap ustalarımız bile kitaba girmesi için yüzlerce oyunlarını verirken bizim ustalarımızın bazısı kitaba konmuş oyunlarını bile çıkartmışlardır. Bu ustalarımıza pravo demekten başka birşey yapamayız. İkili ilşkiler başkadır damaya katkı yapmak başka bir şeydir. Bilemiyorum, belki ben farklı düşünüyorum ama benim için bir kitabın yazarından çok kitabın içeriği ve sayfa sayısı önemlidir. Bugüne kadar aldığım binlerce kitabın hemen hemen hiçbirisinde yazarın kişiliğiyle ilgilenmedim. Neticede bu bir dama kitabı ve oyunların arşiv olarak saklanması önemlidir. Bugün araplar yeni bir dama kitabı çıkarsa yazarı çok mu önemlidir. Önemli olan kitabın içindeki bilgidir. Bugün benim elimdeki birçok kitap ya Osmanlıca tabir ettiğimiz eski Türkçe harflerle veya Arap harfleriyle yazılmıştır. Ben bu kitaplardaki yazılardan pek birşey anlamasamda oyunlar konusunda hiçbir sıkıntım yoktur. Kitap eşittir Bilgi. Ben herşeyi bilirim mantığıyla hareket ederseniz size kargalar bile güler. Bundan senelerce önce bir arkadaşımla kitap konusunda tartışırken “iyide bu kitabı nereye koyacağım” dedi. Bende saf saf “kitaplığına koyacaksın” deyince, yüzüme tuhaf tuhaf baktı sonrada “benim içerisine girecek evim bile yoktur” kitaplığı ne yapayım” dedi. Arkadaşım haklıydı, fakat biz onun içinde bulunduğu zor durumu bilemeyiz ki. Biz herkesin yaşam şeklini aşağı yukarı kendimizinki gibi sanıyoruz ve konuşurken bazan istemesekde pot kırabiliyoruz. Fakat neticede bu işe gönül vermişsek az da olsa el verilirse Dama kalkınacaksa daha erken bir zamanda kalkınır düşüncesindeyim. Elbette maddi durumu çok iyi olmayan arkadaşların destek vermesini de bekleyecek kadar düşüncesiz değiliz. Sözümüz bu arkadaşlara değildir.

    Saygılarımla
    Mehmet Özerkman

  6. Dilek Çankaya

    Sevgili Mehmet Bey ve değerli damasever arkadaşlar.
    Aylardır sitemize nadiren girip hiç yorum yapmamaya çalışıyorum. Damacılara o kadar kızgınım ki 35 yıldır oynadığım bu oyunu bıraktım ve oynamıyorum. Damayla ilgimi tamamen kestim. Kişisel çekişmenin bu kadar fazla olduğu hiçbir ortam görmedim. Dr Nihat Sadri Özsoy çocukluk arkadaşım ve çok uzun yıllardır İzmir dama camia’sı içindedir. İzmir’li damacıların Sayın Ali Ulusoy ve kitabı ile ilgili başka sorunları var. Bu çok uzun ve sıkıcı konuya girmek istemiyorum.
    Esas sorun ,Büyük Dama Ustalarının 35-40 yıl emek harcayıp öğrendiklerini
    yeni nesile aktarmaktaki isteksizlikleri. Notasyan, kitap, usta-çırak ilişkisi, diğer bir ustayı takdir etme, öğretme ,yetiştirme vs… bunlara sanki alerjileri var. Büyük ümitlerle kurulan derneklerin de bir işe yarayacağını zannetmiyorum. Bence bu sitenin damaya verdiği hizmeti Ne dernek, ne kitap ,ne turnuva nede herşeye karşı olan O BÜYÜK USTALAR veremez. Ben Sayın Mehmet Özerkman’a teşekür ediyorum.
    saygılar
    geology dilek çankaya

  7. tutagil

    Sevgili Dilek hocam bir avuç insan yüzünden 1000 yılık damamıza kızılır mi? Eğer sizin gibi değerli ustalarımız ortamı terk ederler ise bu düzen nasıl değişecek? Lütfen kararınızı bir daha gözden geçirin………..
    Saygılarımla……………

  8. Alicenap

    Sevğili Selahattin Koldaş hocam aramıza hoş geldiniz sizi bu sayfalarda daha sık görmek isteriz. Tabi ki diğer ustalarımızı da

    Sayğı ve sevğilerimle

  9. hamzaa

    Saygıdeger Mehmet ustam, sitenin temasını degistirmissiniz. Yazıları yazarken noktalı s harfi ve çizgili g harfi yazılmıyor. Yerine kare isareti geliyor. Bilmem farkettiniz mi? Sayenizde gelismeye devam eden dama oyunu daha da gelisecektir. On bes yıl önce böyle bir site, bu kadar oyun, bu kadar dernek olacak deselerdi herhalde kimse inanmazdı. Gelisimin fazlalastıgını gören ustalar da yavas yavas; bizim de çorbada tuzumuz olsun diyeceklerdir mecburen. Elli yıl sonra bu kitapları okuyan insanlar bu oyunları paylasan insanları saygıyla anacaklardır çünkü.Tesekkür ederim.

  10. Mehmet Özerkman

    Hamza Ustam,

    Sitenin temasını dezavantajlarına rağmen, daha geniş olduğu için seçtik. Birde Dama oyunu Osmanlı oyunu olduğu için onun yapısına bu daha iyi gider diye düşündük. Bu temanın eksiklikleri yavaş yavaş giderilmeye çalışılıyor. Örneğin sayfa- sayaç programı gibi bazı php programları eksik. Bu sayfayı tasarlayanlar destek vermeyi kestiği için başka yerlerden bu eksiklikleri gidermeye çalışıyoruz.Fakat sanırım sizin sorununuz kendi bilgisayarınızdan kaynaklanıyor olabilir. Yazı yazarken sağ alt köşede “TR” diye bir ikon görmeniz lazım eğer “EN” ise onu “TR” ye çevirmeniz gerekiyor. Birisi Türkçe yazar diğeri İngilizce karakterleri yazar. Fakat Checkersland gibi programlar yabancı dilde yazıldıkları için onların içerisine bazı türkçe harfleri yazamazsınız. Dikkat etmişşeniz onu türkçeye çevirirken mümkün mertebe “İ”, “Ş”, Ğ”, Ü, “Ç” ve Ö harflerini vede küçük harfllerini kullanmamaya çalışıyorum. Fakat Aplet üzerindeki oyunlarda sonradan farkettim bazı harfler dediğiniz gibi kare şeklinde çıkıyor. Onları yavaş yavaş tesbit ettikçe ingilizce kod sistemine çevirmeye çalışacağım. Örnek olarak “Çalışacağım” yazısını “Calisacagim” şeklinde yazmak gerekiyor. Yoksa program bazen hata verir. Pavel kaç kez beni uyardı sağolsun. Türkçe versiyonunda hatalı harf var galiba diyor. İyice kontrol edince bakıyorum ki bir İ harfini büyük yazmışım onu hemen i ile değiştiriyorum program hemen düzeliyor. bilgisayarlar otomatik olarak bazan “TR” klavyeden “EN” klavyeye geçebiliyor. Yazı yazarken çok dikkat etmek gerekiyor.
    Diğer ustalarımızın da gelmeleri bizleri gerçekten çok memnun etmektedir. Fakat sitemizi bazı arkadaşların sırf kendi reklamlarını yapmak için yalan yanlış veya hakaret içeren kelimeler kullanmalarına izin vermeyeceğiz. Böyle yorumlar farkedildiği anda derhal silinecektir. Sitemiz senelerdir belli bir seviyede durmaktadır ve kesinlikle kimsenin reklam aracı değildir, olmayacaktırda. Damaya katkı yaptığına inandığımız bir arkadaşımızın kitabını satın alın diye site üyelerimize çağrı yapınca başımıza füze yağdırmadıkları kaldı. Dün Sayın Ali Ulusoy ile telefonda konuşurken bana bir olayını anlattı. Mustafakemalpaşa ilçesinde geçtiğimiz ay düzenlenen dama turnuvasında kendisine salonun bir köşesinde kitaplarını üzerine koyup satması için bir masa ayrılmış. Hemen hemen turnuvada bulunan tüm Arap komşularımız gelip kitabı almışlar. Ertesi günde yanına gelip belli bir oyunu gösterip bu oyun bu arkadaşımızın fakat siz bunu Osmanlı döneminde oynanmış gibi göstermişsiniz deyince Ali Beyde onlara oyunun Orijinal baskısını göstermiş. Oyun 1889 yılında Bağdatlı Vehbi diye bir dama ustasının derlediği ve ermeni bir vatandaşımız olan matbaacı Arakil efendinin Osmanlıca ve süryanice olarak bastırdığı ” Eğlenceli ve Faideli Oyunlar ” diye bir kitap içerisinde tüm endamı ile duruyor. Arap ustamız boynunu büküp gitmiş. Şimdi bu durumda Ali Bey suç işlemiştir, kaş yapayım derken göz çıkarmıştır. 10 tane dost kazanmıştır ama bir tane düşman kazanmıştır. Belki o on dostun senin artık fazla bir işine yaramayacaktır. Fakat kazandığın bu düşman senin başına çok iş açabilir. Ülkemizde de böyledir Dama çok yaygın gibi görünsede kitap sayısının azlığından dolayı eline bir kitap geçiren kendisini usta ilan etmiş ve kitaptaki oyunları kendisine mal etmiştir. Şimdi bu oyunlar kitaplıkların tozlu raflarından indirilip derlenip piyasaya sürülünce hepsinin foyası ortaya çıkmış ve Ali Bey Afaroz edilmiştir.

    {Afaroz nedir : Hristiyanlıkta ve Musevilikte, dinin hak ve ayrıcalıklarına karşı suç işleyen kişilerin din dışı sayılması demektir. Afaroz edilen bir kişinin ibadet etmesi ve ayinlere katılması yasaktı.}

    Bunlar tabiki sayıları çok az gibi görünsede bir süre baş ağrıtmaya devam edeceklerdir. Yeni nesil yavaş yavaş bu işe el atınca daha dürüst daha zeki daha demokratik düşünen insana saygıyı şiar edinmiş bir topluma doğru ilerledikçe bunlar da kendi küçük dünyalarına sıkıştırılacaklardır.

    En derin saygılarımla

Yorum Ekle